13 Aralık 2009 Pazar

Bozuk Psikoloji Denemeleri-4 (Bozuk Dizi Psikolojisi)

Dün akşam bir arkadaşımla konuşurken ne yaptığını sordum. Televizyon izliyorum cevabını alınca hangi programı izlediğini de sordum doğal olarak. ‘Yemekteyiz’ programını izliyorum deyince bir anda o programın sınava çalışırken psikolojimi nasıl bozduğunu düşündüm. Ders çalışırken televizyon izleyen ev arkadaşım o programı açmış ve televizyonda yumuşak pardon kibar bir adam elinde su bardağı olarak kullanılan fakat asli görevi şarap kadehi olan bardağı tutmuş bağırıyordu. ‘Suyum nerede benim!!! Suyum nerede!!!’. Bir an aklıma yazın kuraklık geçen Ankara halkı gelse de sesin geldiği tarafa bakınca ‘Yemekteyiz’ programı olduğunu gördüm. Tek tepki verdim tabi ‘Kapat şunu’.

Bu hatıramı arkadaşımla paylaştıktan sonra bence diziler hakkında da bir şeyler yazmalısın dediğinde aklıma ilk olarak bu denemeyi yazmak geldi. Bakalım memleketimde yayınlanan diziler nasıl insanların psikolojilerini bozuyormuş.

Eskiden ne güzel dizilerimiz vardı değil mi? Süper Baba, Bizimkiler… Aklıma ilk gelen bunları mesela. Ama dizilerin psikolojileri bozması bunlarla başlamadı. Daha eskilere dayanıyordu. İlk önceleri Dallas vardı memleketimde. Kimin eli kimin cebinde anlamadığımız hikayelerle tüm aile yapısını bozmaya başlamışlardı. Yine tarihi bir dizi olan yalan rüzgarı vardı ki onu anlatmıyorum bile. Her şey yalandı.

Öncelikle dizilerin memleketim insanı üstündeki etkilerini anlatacağım. Önceliği erkeklere veriyorum çünkü erkek psikolojisini son zamanlarda en çok etkileyen etken diziler ve filmler. İlk olarak Deliyürek’le başladı her şey. Uzun boylu karizmatik bir yağız Türk delikanlısı olan Kenan İmirzalıoğlu’nun Yusuf Miroğlu karakterini canlandırdığı dizi aslında mafya ilişkilerini anlatmak üzere yazılmıştı. Ama filmin konusundan çok Miroğlu karakteri bozdu psikolojileri. Erkekler o giyiyor diye yazın bile uzun palto ile dolaştılar bir dönem ki hemen ardından başlayan Kurtlar Vadisi daha çok etkiledi erkekleri. Polat Alemdar karakteri sayesinde memleketim gençleri çocukluktan mafya vari bakışlara sahip oldular. Eskiden Kenan Doğulu dinleyen gençler artık aynı şarkıcıdan kurşun adres sormaz ki yi dinlenemeye başladılar. Nedenini anlamadığım şekilde bir Asiye sevdası başladı ki o bambaşka bozdu psikolojileri. Allaha şükür ‘Issız Adam’ yayınlandı da son günlerde erkekler mafyalıktan hovardalığa döner oldular.

Bu bozuk psikolojiyle erkekler devam ederken tabi ki kadınlarda durmuyordu yerlerinde. İlk önce Bir İstanbul Masalı daha sonrada Yaprak Dökümü tüm ilişkileri bozdu kadınların. Orada görülen aşklar gerçekmiş gibi erkeklerden beklentiye girerken kadınlar erkeklerin mafya vari gülüm kokulu davranışları iyice gıcık etti onları. En son ‘Issız Adam’ furyası kadınları da vurdu. Hovardalığa yeltenen erkeklere önlem olarak her erkeğe bozuk bir psikoloji ile yaklaşmaya başladılar.

Bu erkek-kadın ayrımından sonra çocukların, gençlerin ve yaşlıların psikolojilerini ayrı ayrı bozan dizilerde vardı memleketimde. Son zamanlarda Selena sayesinde kendini büyücü zanneden çocuklar Hepsi grubunun çekmiş olduğu dizi ile iyice yoldan çıktılar. Hele ki küçük kardeşim ve arkadaşlarına baktığımda iyice etkilerini görebiliyorum.

Gençlere gelince son zamanlarda Kavak Yelleri yayınlanıyor ki eski güzel aşklar yerine çarpık ilişkiler furyasına katılır oldu gençler. Kim kimle beraber olursa serbest ve normal artık.

Son olarak yaşlıların psikolojisini bozan bir programa gelmek istiyorum. Sinan Çetin’in sunmuş olduğu ve şu anda yayınlanmayan Film Gibi isimli program sayesinde ne zaman eve gelsem ağlayan bir topluluk görüyordum.

Dizilerin ve filmlerin memleketim psikolojisini nasıl bozduğunu anlatmaya çalıştım. Biraz uzun oldu ama umarım sıkılmazsınız.

0 yorum:

Yorum Gönder