13 Aralık 2009 Pazar

Bak Şu Allah’ın İşine



Cam, çoğunlukla saydam ya da yarı saydam halde kullanılan ve genellikle sert, kırılgan ve sıvıların muhafazasına imkan veren inorganik malzeme. Antik çağlardan beri gerek inşaat, gerekse süs eşyalarında camdan yararlanılmaktadır. Günümüzde halen en basit araç gereçlerden iletişime ve uzay teknolojilerine kadar çok yaygın bir kullanım alanı vardır. Cam ani soğutulmuş alkali ve toprak alkali metal oksitleriyle, diğer bazı metal oksitlerin çözülmesinden oluşan akışkan bir malzeme olup ana maddesi silisyumdur. Cam amorf yapısını koruyarak katılaşır. Üretim sırasında hızlı soğuma nedeniyle kristal yapı yerine amorf yapı oluşur. Bu yapı cama sağlamlık ve saydamlık özelliğini kazandırır.


Tabi ki bu bilgileri kendi kafamdan yazmadım. Ne kadar yazabilecek olan manyak arkadaşlarım olsa da ben bu bilgileri Vikipedi’den çalmayı tercih ettim ki zaten çoğu da gereksiz bilgilerdi. Fakat yukarıdaki gereksiz bilgileri iyi okuyan arkadaşlar bir şeye dikkat etmişlerdir. Cam kırılabilen bir maddedir ve az önce ‘bak şu Allah’ın işine’ dedirten olaydan da anladım ki cam sıcağa pek dayanıklı bir madde değilmiş. Şimdi konuyu toparlamak gereği duyduğumdan bu olaydan çıkarmam gereken bilgileri sizinle paylaşacağım.

1. Cam kırılgan bir maddedir
2. Cam kırılgan bir madde olduğu gibi durduk yere de kırılmaz
3. Cam kırılgan bir madde olduğu gibi sıcağa karşı hassas da bir maddedir
4. Cam sıcağa karşı hassas olsa da durduk yere hassasiyet yapmaz, o kadar duygusal değildir

Sonuç olarak yukarıdaki bilgilerle anlatmış olduğum olayı birleştirdiğimizde öğrenmemiz gereken şey şudur ki; yumurta tavasını cam sehpa masaya koyarsan cam kırılır. Bundan sonuçla yumurta tavalarını cam sehpaya koymamalı mümkünse de sabahın beşinde yemek yememeliyiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder