
Yeni yıl ile birlikte yeni paralarımıza da kavuştuk. Tam zamanını hatırlamıyorum fakat birkaç yıl önce geçiş yaptığımız yeni sıfırsız YTL’lerimizin ardından şimdi de yeni sıfırsız TL’lerimiz hayatımıza girdi. Yeni paralarda Avrupa vari bir hava olmasının ardından dikkatimi çeken şey yeni 10 TL’nin üstünde bulunan Mustafa Kemal’e Tayyip Erdoğan bıyığının konulmuş olmasıydı. Ne diyelim teğet geçen (!) krizin ardından umarım ülkemiz yeni paralarıyla mutlu olur. Aslında bu yazımda anlatmak istediğim yeni çıkan paralar değil cebimizde sürekli sıkıntı yaratan ama olmadığında da kıvır kıvır aradığımız bozuk paralar. Bakalım biz bozuk paraların psikolojilerini anlayabilecek miyiz?
Milattan önce 700’lü yıllarda Lidyalıların ticarette takas amacı ile üretmiş olduğu paraların günümüzde ne durumda olduğunu hepimiz biliyoruz. Yeni gıcır gıcır kağıt paraların tarihi ne kadar eskidir bilemem ama dünyanın en eski para metaryali madeni olan paralar olduğu bir gerçektir.
Eskiden çok değerli şimdi ise önemsiz hale gelen madeni paraların psikolojileri ise gün geçtikçe bozulmaktadır. Önceleri altın, gümüş gibi değerli madenlerden yapılan bu paralar günümüzde demir, gümüş gibi madenlerden yapılmaktadır. Bu başlı başına psikoloji bozacak bir olaydır. Bunun dışında bu paraların maddi anlamda değer yitirmesi de eklenince olaya, bak sen paradaki psikolojiye.
Milattan önce 700’lü yıllarda Lidyalıların ticarette takas amacı ile üretmiş olduğu paraların günümüzde ne durumda olduğunu hepimiz biliyoruz. Yeni gıcır gıcır kağıt paraların tarihi ne kadar eskidir bilemem ama dünyanın en eski para metaryali madeni olan paralar olduğu bir gerçektir.
Eskiden çok değerli şimdi ise önemsiz hale gelen madeni paraların psikolojileri ise gün geçtikçe bozulmaktadır. Önceleri altın, gümüş gibi değerli madenlerden yapılan bu paralar günümüzde demir, gümüş gibi madenlerden yapılmaktadır. Bu başlı başına psikoloji bozacak bir olaydır. Bunun dışında bu paraların maddi anlamda değer yitirmesi de eklenince olaya, bak sen paradaki psikolojiye.
Bu bozuk psikoloji ile bırakmış olduğumuz bozuk paraların farklı amaçlarla kullanılması da başlı başına bir psikoloji bozulma sebebidir. Özellikle yazı-tura atarak iyice rencide edilen bu paralar ‘Ne yapacağım bunları’ gibi söylemlerle iyice değersiz kılınmaktadır. Biz bu ayıpları işlerken bozuk paralara karşı, onların bize sağladığı faydaları hep unutmuşuzdur.
Aslında yalnız bırakılan bu paracıklar kötü gün dostudur. Cepte para kalmadığında açtığımız kumbaramızdan çıkan paralarla yaptıklarımızı düşündüğümüzde bana hak vereceksinizdir. Tabi ki sadece bu işe de yaramaz bozuk paralar. Okul kantininin açılış saatlerinde cebinizdeki 50 TL’yi uzatmanız ve karşılığında aldığınız ‘Bozuk ver kardeşim’ cevabı bize onları değerlerini daha açık şekilde anlarız. Sadece okul kantininde mi? Otobüste uzatacağınız 50 TL’nin size küfür olarak geri dönmesini istemiyorsanız da bozuk paralara ihtiyacınız olur. Ayrıca farklı faydaları da vardır bu paraların. Kantinde önünüzde duran güzel bir kızın bozuk parası yoksa cebinizdeki metelikler size o kızla tanışma fırsatı da sunar. ‘Buradan alabilirsiniz’ şeklinde uzattığınız paraya verilen mahcup bir bakış belki de geleceğinizi etkileyebilir. İleride çocuğunuza bozuk para ismini vermeyeceğiniz bir gerçek ama yine de o çocukların doğma vesilesi olabilecek bozuk paraların değeri de unutulmamalıdır.
Her geçen gün değer kaybeden bozuk paraların bozulan psikolojilerini biraz anlatmaya çalıştım. Kendimi bozuk paraların yerine koyarak söyleyebilirim ki bazen insan bu bozuk paralara da ihtiyaç duyabilir. Kim bilir belki bizim içinde hayırlı bir fayda sağlar bu paracıklar.
0 yorum:
Yorum Gönder