
Bozuk psikolojiler üzerine yazılan denemelerin önemli bir kısmını kadınların oluşturacağı bir gerçektir. Dünyadan camdan sonra en kırılgan varlıkların kadınlar olduğunu bilmek bozuk kadın psikolojisini bu diziye koymamda etkili oldu. Bundan önceki yazımda olduğu gibi kendimi onlar yerine koyma fikri heteroseksüel olduğumu düşündüğümde pek hoş gelmedi. Bu yazımda biraz farklı bir dille konuyu sizlerle paylaşacağım.
Aslında her şey ‘Erkek adamın erkek oğlu olur’ söylemiyle başladı. Daha anne karnında psikolojisi bozulmaya başlayan bebecikler doktorun ultrason sonucu ‘Kızınız olacak’ söylemine verilen ‘Ehh sağlıklı doğsun’ söylemiyle daha da bunalmışlardı. Daha sonra dünyaya dişi olarak gözlerini açan bebecikler erkeklerden her zaman farklı olduğunu hissetmişlerdir. Erkeklere daha doğumlarından birkaç yıl geçmeden düğünler yapılırken kızların sokakta oynamalarına dahi izin verilmemiştir. İşin acı yanı daha kadın olduklarını bile bilmemeleridir.
Daha sonra okul dönemi başlar. Erkekler top denilen bir meşin yuvarlağın ardından koşarken kızlar ip atlamak denilen sıkıcı oyunla geçiştirmek zorundadır günlerini. Ve büyümeye başlarlar. Daha ortaokul yıllarında erkeklerin bakışları hatta attıkları laflarla bunalır çocuklar. Ve ilk aşklarını yaşayacak mutlaka bir erkek çıkar karşılarına. Genelde ilk aşklar asıl psikolojilerinin bozulma sebepleridir. Erkek için kısa süreli bir hovardalık, sinemada bir öpücük sıradan iken bu vaka kızların psikolojilerinin bozulma sebebidir. Ve ortaya gerçekten bozuk psikolojili kadınlar çıkar. Hele ki yaşananlar daha ileriyse ‘Bundan sonra kimse girmeyecek hayatıma’ denilen saçma söylemler ortaya konulmaya başlar. Yeni birisi çıkıncaya kadar bu söylemler devam ederken artık çocuklar büyümüş ergenliklerinin son dönemlerini yaşamaya başlamışlardır. Artık üniversitededirler. Büyüdüklerini sanan bu küçük kadınlar farklı bir ortam farklı bir kültür farklı bir duygu ile girerler okullarına. Ağabeylerinden ablalarından gördükleri entelektüel ortamlara girme çabası ile derslerini boşlayan küçük kadınlar derslerin kötüye gitmesiyle daha da bozuk bir psikolojiye sahip olurlar.
Ve o an gelmiştir. Hayatlarına giren en doğru sandıkları kişiyle evlenme durumuna gelmişlerdir. Asıl psikolojilerinin bozulma sebeplerinin nedeni karşılarındadır. En başlarda mutlu başlayan evlilik daha sonralar daha çok psikolojik sorunlara neden olur. Kadın izlemek istediği izdivaç programlarının yerini erkeklerin izlediği Kurtlar Vadisi hafta sonları da maçlar almıştır. Tüm gün evde yemek, temizlik gibi meşgalelerle zaman öldüren kadınlara erkeklerin yaptığı onu giyme bunu giyme ya da onla görüşme bunla görüşme tipindeki söylemler baskı unsuru olmuştur. Asıl sorun ise çocuk doğduktan sonra başlamıştır. Eskiden öğlene kadar süren uykular artık geceleri bölünmekte ya da sabah erken kalkmalar başlamaktadır. Tabi bu arada erkek işe gidip gelmekte kadın ondan haber alamayınca iyice bozuk bir psikolojiye sahip olmaktadır. Erkeklerin işe gidip gelmesi demişken erkeklerin yapacağı hovardalıklara da hazırlıklı olmalıdırlar. Haydar Dümen’in dediği gibi erkeklerin kontrol edemediği parmak kadar bir organları vardır.
Ve en sonrası. Menepoza girme sürecindeki bir kadının artık Rahşan Ecevit kıvamına gelmesiyle psikolojisi iyice bozulur. Hele ki erkeğin ben şehir dışındayım sen annenin yanına git söylemlerinin başlamaları son noktadır.
Bundan sonrasını hepimiz biliyoruz. Unuttuğum ya da atladığım birçok konu olduğunu biliyorum. Ana sonuç olarak kadınlar camdan sonra dünyanın en kırılgan varlıklarıdır. Bundan ötürü bozuk bir psikolojiye sahiplerdir.
Aslında her şey ‘Erkek adamın erkek oğlu olur’ söylemiyle başladı. Daha anne karnında psikolojisi bozulmaya başlayan bebecikler doktorun ultrason sonucu ‘Kızınız olacak’ söylemine verilen ‘Ehh sağlıklı doğsun’ söylemiyle daha da bunalmışlardı. Daha sonra dünyaya dişi olarak gözlerini açan bebecikler erkeklerden her zaman farklı olduğunu hissetmişlerdir. Erkeklere daha doğumlarından birkaç yıl geçmeden düğünler yapılırken kızların sokakta oynamalarına dahi izin verilmemiştir. İşin acı yanı daha kadın olduklarını bile bilmemeleridir.
Daha sonra okul dönemi başlar. Erkekler top denilen bir meşin yuvarlağın ardından koşarken kızlar ip atlamak denilen sıkıcı oyunla geçiştirmek zorundadır günlerini. Ve büyümeye başlarlar. Daha ortaokul yıllarında erkeklerin bakışları hatta attıkları laflarla bunalır çocuklar. Ve ilk aşklarını yaşayacak mutlaka bir erkek çıkar karşılarına. Genelde ilk aşklar asıl psikolojilerinin bozulma sebepleridir. Erkek için kısa süreli bir hovardalık, sinemada bir öpücük sıradan iken bu vaka kızların psikolojilerinin bozulma sebebidir. Ve ortaya gerçekten bozuk psikolojili kadınlar çıkar. Hele ki yaşananlar daha ileriyse ‘Bundan sonra kimse girmeyecek hayatıma’ denilen saçma söylemler ortaya konulmaya başlar. Yeni birisi çıkıncaya kadar bu söylemler devam ederken artık çocuklar büyümüş ergenliklerinin son dönemlerini yaşamaya başlamışlardır. Artık üniversitededirler. Büyüdüklerini sanan bu küçük kadınlar farklı bir ortam farklı bir kültür farklı bir duygu ile girerler okullarına. Ağabeylerinden ablalarından gördükleri entelektüel ortamlara girme çabası ile derslerini boşlayan küçük kadınlar derslerin kötüye gitmesiyle daha da bozuk bir psikolojiye sahip olurlar.
Ve o an gelmiştir. Hayatlarına giren en doğru sandıkları kişiyle evlenme durumuna gelmişlerdir. Asıl psikolojilerinin bozulma sebeplerinin nedeni karşılarındadır. En başlarda mutlu başlayan evlilik daha sonralar daha çok psikolojik sorunlara neden olur. Kadın izlemek istediği izdivaç programlarının yerini erkeklerin izlediği Kurtlar Vadisi hafta sonları da maçlar almıştır. Tüm gün evde yemek, temizlik gibi meşgalelerle zaman öldüren kadınlara erkeklerin yaptığı onu giyme bunu giyme ya da onla görüşme bunla görüşme tipindeki söylemler baskı unsuru olmuştur. Asıl sorun ise çocuk doğduktan sonra başlamıştır. Eskiden öğlene kadar süren uykular artık geceleri bölünmekte ya da sabah erken kalkmalar başlamaktadır. Tabi bu arada erkek işe gidip gelmekte kadın ondan haber alamayınca iyice bozuk bir psikolojiye sahip olmaktadır. Erkeklerin işe gidip gelmesi demişken erkeklerin yapacağı hovardalıklara da hazırlıklı olmalıdırlar. Haydar Dümen’in dediği gibi erkeklerin kontrol edemediği parmak kadar bir organları vardır.
Ve en sonrası. Menepoza girme sürecindeki bir kadının artık Rahşan Ecevit kıvamına gelmesiyle psikolojisi iyice bozulur. Hele ki erkeğin ben şehir dışındayım sen annenin yanına git söylemlerinin başlamaları son noktadır.
Bundan sonrasını hepimiz biliyoruz. Unuttuğum ya da atladığım birçok konu olduğunu biliyorum. Ana sonuç olarak kadınlar camdan sonra dünyanın en kırılgan varlıklarıdır. Bundan ötürü bozuk bir psikolojiye sahiplerdir.
cam sandığın kadar kırılgan değil. onunla teleskop aynası yapıyoruz biz. :P
YanıtlaSil