29 Ekim 2009 Perşembe

Bozuk Psikoloji Denemeleri-1 (Bozuk Tavuk Psikolojisi)



Her şey fabrikaya gelen yaşlı bir amca ile başladı. Akü parçaları üreten bir fabrikanın kapısına dayanıp ‘Acilen 10 tane akü lazım’ diyen birisine doğal olarak yöneltilen ‘Ne yapacaksın amca o kadar aküyü?’ sorusunun cevabı tamamen bu denemeleri yazmamda etkili oldu. Biz aküleri alabileceği yeri söylesek de tavuk çiftliği sahibi olan amca eğer 10 tane aküyü yetiştiremezse tavukların strese gireceğini bundan ötürüde tavukların psikolojilerinin bozulacağını öne sürüyordu. İlk andaki doğal tepkiler ‘nasıl yani?’ şeklinde olsa da amcanın anlattıklarıyla bir anda kendimi tavukların yerine koydum.

Karanlık bir odaya hapsedilen zavallı civcivler doğdukları günden beri gün yüzü görememişlerdi. Karanlık odada kişi başına santimetre kareler düşse de onlar asli görevleri olan yem yeme ve gıdaklama işine usulen devam ediyorlardı. Daha gözlerini dünyaya yeni açmışken yaşayabileceği aşkları teğet geçerek yumurtlama işine soyunan tavuklar büyük bir işçi ruhuyla gayret gösteriyorlardı. Fakat gün geçtikçe psikolojileri de bozuluyordu. Akülerin kullandığı bir sistemle karanlık bir odada iki saate bir ışıkların hafifçe kısılıp hafifçe açılmasıyla yavrucağızlar bir anda gece olduğunu sanıp yumurtluyorlar iki saat sonrada ışıkların gelmesiyle tekrar gün ışığına kavuşuyorlardı. Yapmış olduğum akülerin başka bir canlının psikolojisini bozacağını daha önceden aklımın ucundan bile geçirmezken yöntemin bu kadar etkili olacağını bilmezdim. Bu yöntem ile kırk beş gün gibi kısa sürede ele avuca gelecek boyutlara ulaşan civcivler daha ergenlik çağına yeni ulaşmışken tamamen inisiyatifleri dışında tavuk fabrikalarına satılıyorlardı.

Ardından kendisini acı sonun beklediğini bilerek yuvalarından üzgün ayrılan yavrucağızlar gittikleri tavuk kesim fabrikalarında cellat vari kasap ve makinelerin yardımıyla kelleri gövdelerinden ayrılıyor fakat öldükten sonra bile gün yüzü göremiyorlardı. İlk önce tüyleri dökülsün diye sıcak suya tüpsüz dalış yapmak zorunda olan bozuk psikolojili ölü tavuklar daha sonra paketlenmek üzere kanat but demeden ayrılıyorlar fakat çektikleri ızdırap bununla da bitmiyordu. Paketleme esnasında bir pakete üç tane kanat, üç tane but konulduğundan ötürü kolları ile bacakları dahi yan yana gelemeden hak yoluna kavuşan rahmetlileri bekleyen acı son bununla da bitmiyordu. Bu noktaya kadar psikolojileri bir hayli bozulan tavukcağızlar daha sonra sahipleri tarafından satın alınarak buzdolabına hapsediliyor orada da yeterince süre unutulduklarından daha çok bozuluyorlardı. İşin en acı yanı da bu kadar psikolojisiyle oynanan tavukların son kullanma tarihlerinin geçtiğini bilemeyen insanların o bozuk psikolojili tavukları yiyerek zehirlenmesi ve daha sonra bozuk tavukların bozulmuş psikolojilerini anlamadan arkalarından küfür etmeleriydi.

Gün yüzü göremeden rahmete kavuşan tavukların acı hikayesini düşündükçe evrim teorisine inanmayan birisi olarak tavukların yerine koyuyorum kendimi. Acaba yaşlı amcaya aküleri alabileceği yeri söyleyerek tavukların psikolojilerinin bozulmasına mani mi oldum neden mi oldum ne dersiniz?

1 yorum:

  1. ahaha bu ne be bundan sonra yemem ben tavuk filan..okurken benimde psikolojim bozuldu:P

    YanıtlaSil